10 Aralık 2012

GRİLERİN ARASINDAN ÇIKAN BEYAZ BULUT

İşte yine mutfaktayım. Ben ve bilgisayarım:))) Biraz  dışarı bakıyorum, biraz klavyeye dokunuyorum.
İstanbul yağmurlu ve dolayısıyla hava kapalı.
Taşındığımızda' bodur çam' diye diktiğimiz çam ağacı apartmanın üçüncü katını geçip dördüncü kata doğru hızla büyüyor:) Yağmur her bir iğne yaprağı tozdan arındırmış, pırıl pırıl yapmış. Çocuk parkında, yaprakları dökülmüş, sarı ve kırmızı tonunu taşıyan çınarlara inat yemyeşil duruyor penceremin önünde.
Birden aklıma annemin ısrarlarım karşısında bıkmadan usanmadan anlattığı o meşhuuuur 'Çam ağacı ve minik kuş' hikayesi geliyor.
Hani ; kuşlar göç ederken bir tane kuş hastalanıyor ve arkadaşlarıyla gidemiyor. Sonbahar gelince kuş sığınacak bir ağaç arıyor. Hangi ağaca gitse hiç biri  istemiyor. Son bir gayret çam ağacına geliyor.
Çam ağacı 'hangi dalımda istersen kalabilirsin ' diye kuşu kabul ediyor. Kışın sert esen rüzgarlar bütün ağaçların yapraklarını dökerken çam ağacının yapraklarına dokunmuyor.
Ahh ne mutlu olurdum kuş üşümüyor diye:))))))))))

Karşı komşumuzun çatısında duran bir Martı ailesi var. Bu sene 3 tane yavruları oldu. Uzun bir süre anne ve baba onları beslediler, büyüttüler. Bende her aşamasını izledim.
Ben martıları çok severim. Belkide adadan kalma bir alışkanlıktır. Çünki kendimi bildiğimden beri martıları görmüş , seslerini duymuşumdur.
Gerçekten sesleri kötüdür. Bu yüzden uzun yıllar önce Sedefadası halkı martıları adadan kovmak için elbirliği yapmışlardı. Herkes ellerinde sopalar , hatta ateşler yakarak uzunca bir uğraştan sonra kuşları adadan kovdular.
Daha bir ay geçmemişti ki adayı böcekler bastı. O kuşları kovmak için neler yapan halk bu seferde çatılara ekmek koymaya başladılar martılar geri dönsün diye.
İşte her canlının bir görevi var hayatta. Bazen bunu anlamak zor olsada böyle..

Pencereden baktığımda iki kocaman martının komşu evin bacasına tünemiş yağmur altında kendilerini temizlediklerini görüyorum. Boyunlarının altındaki beyazlık beni mestediyor.
Zaten dövme yaptıracağım şekillerin başında martılar geliyor. En kısa zamanda omuzumda  ya da ayak bileğimde yerlerini alacaklar:)))

Yapraklara ve kuşlara bakarken grinin birçok tonuna sahip bulutlara takılıyor gözlerim. Kuzeyden gelmedikleri için nazlı nazlı hareket ediyorlar. Dönüyorlar birbirlerine karışıp farklı şekiller oluşturuyorlar. Aralarda koyu griler var ki onlar geçerken yağmur çiselemeye başlıyor.
Bazı insanlara bu hava kasvet versede ben severim böyle havaları . Annem 'kurt dumanlı havayı sever' derdi benim için.
Uzun zamandır olmasını istediğim şeyler var. Hep bir pürüz çıkıyor. Canım oldukça sıkılıyor. Tam bunları yazarken gri bulutların arasından beyaz bir bulut çıktı ve o taraftan hava aydınlandı.
Kimbilir
belki pürüzlerden kurtulacağıma dair bir işarettir bu . En azından ben böyle diliyorum:))))
Evet bu gün pazartesi. Bu kadar sohbet yeter. Yapılacak işler beni bekliyor:)))
Hepinize huzurlu bir hafta diliyorum.
Görüşmek üzere

sevgiler

nazlı gül


HAMİŞ 1:
Bulaşık makinesindan hala haber yok:(((( Olsun alıştım artık:)

HAMİŞ 2:
Beklenen haber geldi. Garantisi bu ayın başında dolan yeni bulaşık makinemin program kartı nasıl olduysa!!!!! (servisin ilk geldiği gün gayet güzel çalışıyordu) yanmış. O parça bekleniyormuş:)))))
Bekleyen derviş muradına erecek inşallah.
Bu demek oluyor ki bulaşığa devam:))))))

13 yorum:

Flame dedi ki...

Benimde çamaşır makinem bozuldu Nazlı abla :((
Tamir olamıyor ve hangi modeli hangi markayı alsam diye düşünmek bile yorucu :((

İkimize de kolay gelsin.
çok öptüm...

NzlGl dedi ki...

Bulaşık neysede çamaşır makinesinin bozulması felaket Alevcim.
Allah kolaylık versin gerçekten canım, sevgiler

mehtap dedi ki...

bizim apartmanın karşısındaki çatıda da martılar konaklar hep ,bende bayılırım onları seyretmeye.Martı ve ada diyince ''Son Ada'' adlı kitabı tavsiye ederim belki okumuşsunuzdur ama Sedef Adasındaki hikayeye benziyor.İyi akşamlar..

yildiz dedi ki...

NazliGül Hanim (ne de güzel bir isminiz var),umarim hayatinizda ki pürüzler siyah bulutlar gibi yok olup gider ve yerine bembeyaz bulutlarin huzuru gelir...
Benim balkonumda da yillardir serce kuslar yuva yapmis,kac defa yavrulari oldu,onlarda benim evimin
bereketi,hic karismiyorum....Ve yakin olsaydik da camasirlariniz bizde yikasaydiniz;))) Gecmis olsun diyorum,tez elden iyilessin EViN GELiNi:))

İÇİMDEN GELDİGİ GİBİ~~~ dedi ki...

Sevmiyorum kapalı havaları,böyle daral geliyor.

ŞÜKRAN dedi ki...

Nazlıgül sabah sabah nasıl bir solukta okudum yazının bilemezsin bende o çamö ve kuş hikayesini çok severim hala da ona inanırım benimde bahçemde 10 yıllık bir sedir var ve çoktan 20 mt yi aştı bize gelecek olanlara bahçesinde kocaman bir sedir var oradan evimi bulursunuz derim. bulaşık makinene üzüldüm. valla bizimkilerde fire vermeye başladılar önce buzdolabı hadi aldık şimdi bulaşık makinesinin ön paneli cozuttu resmen bende inatla 2013 ü bekliyorum . bu arada çamaşır makinesininde gözünün içine bakıyorum ona bir şey olacak diye ama artık miyadı doldu az olmadılar tabi 23 yılı devirdi hepsi de daha ne olsun güzel bir hafta olsun ve bütün pürüzlerin ortadan kalksın canım esenkal.

NzlGl dedi ki...

---Sevgili Mehtap
Kitap için çok teşekkür ederim. Hayır okumamıştım. Mutlaka alacağım. Teşekkürler, sevgiler canım


---Sevgili Yıldız.
Adımı beğendiğine çok sevindim. Benim babaannemin adı da Nazlı, kızımın adı da Nazlıhan:)))
Kuşların bereketli olduklarına bende inanıyorum. Umarım evinizin ve hayatınızın bereketi hiç bitmez:)))
Çok teşekkür ediyorum güzel düşüncen için yakın olsaydık bulaşıkların yerine beraber oturmayı ve sohbet etmeyi yeğlerdim kesinlikle:)))
EVİN GELİNİ ahhh işte buna bayıldım
kocaman sevgilerimi gönderiyorum


---Evet Birgül'cüm genellikle öyle hissediliyor. Bilmiyorum doğumumla ilgili yazımı okudunmu? ben ters doğmuşum ya ondan herhalde
öptüm, sevgiler

---Adres alındı Sevgili Şükran hanım bizde gelirken sedir ağacını arayacağız:))))))
İnsanlar eskiyor makineler mi? eskimesin. Olsun yenisi alınsın. Ama böyle yeniyken bozulması can sıkıcı.
Buzdolabınızı güle güle kullanın. Darısı ötekilerin başına
yeni makine kullanmakda bir başka oluyor.
Sevgilerimle, öptüm canım

hasret senfonileri dedi ki...

SANKİ YANIMDAYMIŞSIN DA ADIN GİBİ NAZLI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM SESİNLE BANA ANLATIYORMUŞSUN GİBİ DİNLEDİM YAZDIKLARINI..
TÜM BEYAZ BULUTLARIN SARMASINI DİLİYORUM ÇEVRENİ..

bülbülünyeri dedi ki...

Canım,
ne güzel bir yazı olmuş. Mutfakta yanında kuşları seyretmiş kadar oldum.Hasta kuşun öyküsü içimi ısıttı.
Dövmelerini merak ediyorum, yaptırdığında görürüz herhalde.
Bulaşık makinen için üzüldüm, en kısa zamanda kavuşursun inşAllah.
sevgiyle kal.

NzlGl dedi ki...

Sevgili Gülsen hocam
Yok nazlı bir sesim!!! olduğun pek düşünmüyorum :))))))olsa olsa çok işleyen bir çenem olabilir:))))
Dileğiniz için çok teşekkür ederim. İçim ısındı:)

NzlGl dedi ki...

Teşekkür ederim Sevgili Birgül hanım
dövmeler aklımda ama ilk sırada değiller :(
makine için artık dert etmiyorum, çok sevgiler

Bir Dut Masalı - nUnU dedi ki...

Hah işte ben buldum kapalı havaların sahibi demek senmişsin
Azat et kurban olayım

Ayyy.. Kurt murtda olma , nazlı ceylanları sevşyoruz biz :))
:))))
Martılara gelince galiba bir kitap yazabilirim...
Oooo kadar severim
Sen ada
Ben boğaziçi kızıyız çünkü !!!!


Ya sahi dövmemi yaptırıcan ??
E ben dövim seni ozaman :))))

Al bi kolye yüzüğünü tak be annem !!
:)))
Dövdürme kendini !!!! :))))

NzlGl dedi ki...

Ahhh Nunucuğum
her yorumda her konuşmada mı böyle hisseder insan. Allaha şükürler olsun ki tanımışım sizi.
Sabah sabah yüzüm asıkken bir kahkaha attım ki sormayın:)))))))))))))))

Bu kadar güzel 'dövdürme kendini' sözünden sonra biraz daha düşünebilirim . Kolyeyide alırız ama dövme başka oluyor Nunucum:)))

Martılara çok teşekkür ediyorum . Ortak yönümüz çıktılar. Daha çok sevdim onları:))))))

Kurt olmasamda olur ama ceylanlık halimiz çoktaaan geçti:)))))))

Havaya gelince;
Nunucuğum sizin olduğunuz yerde grilere yer yok zaten. Hep aydınlık ,hep beyaz. Ama yinede griler benim tarafa beyaz bulutlar sizin tarafa gelsin.

Çok sevgiler