30 Temmuz 2011

BEGONVİLLER...... RAMAZAN......

Size doğumumu anlatırken babamın acil ameliyatı çıktığı için İstanbul'a geldiklerini yazmıştım. Eğer böyle bir aksilik olmasaydı ben Büyükada'da dünyaya gelecektim. Orada okula gidecek hayatımı devam ettirecektim.
Ama Allah istemezse olmuyor işte. Birkaç günlükken geldiğim ve beş senemin geçtiği Büyükada'dan babamın kalp spazmı geçirmesi ve doktorun 'Bundan sonra İstanbul'da yaşamanız daha iyi olacaktır' ikazından sonra rotamız yine dedemin yanı olmuştu.
Ada'daki evimiz Tepeköydeydi. Kendi soyadımıza ait 'Orbaylar' sokakta. Ama iskeleden eve gitmek için oldukça uzun ve dik bir yokuş çıkmak gerekiyor. Babamda her sabah , akşam o yokuşu çıkıyordu. O zamanlar adada bu kadar sağlık personeli, araçları yok. Şimdi bir telefonla ambulans evinize kadar geliyor. Motorlar acil sevkedilmesi gereken hastalar için iskelede hazır bekletiliyor.
Üsküdar'a taşındıktan sonrada her Çarşamba günü annemle, pazar günüde anne ve babamla Adaya gidiyorduk.
Babaannem, amcam, halam ve çocukları orada yaşıyorlardı. Ayrıca baba tarafımın aile mezarlığının bir kısmıda adadaydı.
Babaannemin ve amcamın kaybı, halamın ve çocuklarının üsküdar'a bize yakın sokağa taşınmaları sonucunda artık adadaki evimizi yazlık olarak kullanmaya başlamıştık.

İşte Büyükada bebekliğimden bu yaşıma kadar benim için hep özel olmuştur. Orada geçirdiğim beş yıl içinde bir çok anım vardır. Bir kere hep halamın oğlu ve onun arkadaşlarının peşine takıldığım için kovboyculuk, tırmanma , koşma gibi oyunlar oynadım. Evcilik anılarım ilkokul hemen öncesine rastlar:))))
Yağan kar dizboyu olur Nedret ablam beni kara yatırır kalıbımı çıkarırdı:))))) At arabasıyla sebze ve meyve yukarı çıkar yine at arabasıyla çöpler toplanırdı. Kışlıkçılar çok, dostluk güzel, insanlar özeldi....
Daha sonra heryerde olduğu gibi Tepeköy'de kalabalıklaştı, yabancılaştı. Ama eski kalanlar adetleri sürdürmeye çalışıyorlar....
Bundan 6-7 sene önce çocuklar, eşim ve annemle adada iki yaz geçirdik ama ne yazık ki çocuklar ve eşim alışamadılar.
Adada yaşamak için orasını can-ı gönülden sevmeniz gerekir. Vapura alışkın olmanız , saatlere uymanız, at pisliklerini alışmanız o kokuya 'pis' dememeniz gerekir:))) Ben bazen o kokuları bile özlerim.
Annem gelin gittiği halde adayı sevmezdi. Vapurda herkes adalara karşı otururken o sırtını dönerdi. Yaşadığı bazı olumsuzluklar onu adadan soğutmuştu. Ama benim ada tutkumu bilirdi.
Şimdi bile Caddebostan'da yürürken gözümü adadan alamam. Özlem büyüktür.
Üç senedir adaya gidememiştim. Bu sene Nedret ablam mutlaka gel diye ısrar edince Ramazandan önce gittim.
Artık vapura gerek bile yok. Her yarım saatte bir Bostancı'dan motorlar kalkıyor. Tam yarım saatte adadasınız.
Ada çok değişti. Bu sene Migros açılmış. Birkaç büyük marketin şubeside var. Artık adalılar daha ekonomik olsun diye Bostancıya geçip alış-veriş yapmıyorlarmış. Birde Perşembe günleri kurulan pazar var. Taze sebze meyveyi rahatlıkla bulabilirsiniz.

Begonvil çiçeği adaların adeta simgesi haline gelmiş. Ve bu sene nedense hepsi 'azma' durumundaydı. Adeta fışkırmışlar. O kendine has rengin birkaç tonu hemen hemen her evin bahçe giriş kapısını süslüyor.
Motordan inip meşhur çarşısına girdim. En eski pastanesinden simitleri alıp büyük kilisenin önünden yavaş yavaş yürüye yürüye tepeye çıkmaya başladım. Ne o güzelim begonvillerin renkleri, ne o atların çıkardığı sesler, ne o beni hiç rahatsız etmeyen kokular hiç biri gözlerimdeki yaşlara engel olamadı. Adaya özlemim içindeki acının önüne geçemedi.

Sokağa döndüğümde evimizin önündeki şimdi telle çevrilen arsa gözüme çarptı. Orada eskiden saha vardı ve biz Tepeköy ahalisi voleybol turnuvası yapardık. Ciddi ciddi. Kur'a çekilir, hakemler olur ve elemelerle birinci seçilirdi. Sabah sabah kalkar bizim takım o sıcakta antrenman yapardık. Ama ister maç olsun, ister ben servis kullanayım babam köşeden dönmüşse topu bırakır ona koşardım. Herkes de benim gelmemi beklerdi:)) Orada kocaman bir aileydik sanki:)))
Ayrıca o sahanın yanındaki kocaman alanda adalar arası futbol müsabakaları yapılırdı. Hatta eşim bile oraya maç oynamaya gelmiş zamanında:))) Daha sonra o arsaya okul yapıldı. Birkaç okul tarafından kiralandı. Şimdide Heybeliada Lisesi kendi okullarını yeniden yaptıkları için 2 seneliğine kiralamışlar.
Bahçeye girdiğimde rahmetli halamın yaptığı mantılar , arkasında semaverde içilen çaylar ve yaklaşık 20 kişilik ailemizle geçirdiğimiz yazlar, ramazanlar bayramlar aklıma geldi. Şimdi büyüklerimizi kaybettik hepimiz bir yerlere dağıldık. O hepimizin sesiyle dolu bahçemizde şimdi kuş sesinden başka ses yoktu:(
Kendimi bildiğimden beri mezarlığa giderim. Gidip ziyaret etmezsem rahatsız olurum. Şükür ki uzun zamandır yapmadığım ziyareti yapmış ve huzur bulmuştum.

Nedret ablamla başbaşa geçirdiğimiz o güzel ve huzurlu günün sonunda motora bindiğimde annemle konuşmalarımız aklıma geldi. Anneme' neden adayı sevmiyorsun yerin ne kabahati var ' dedeğimde ' tabi ki adanın bir suçu yok ama ben bazı kötü anılarımı burada yaşadığım için buraya geldiğimde onları tekrar tekrar yaşıyorum bu da beni rahatsız ediyor ve üzüyor' demişti.
Farkettim ki kötü olmasa bile bende aynı duygular içindeydim. Demek ki mekanlar içinde bulundukları insanlarla güzelleşiyorlarmış.
Annemsiz ve babamsız artık ada bile bana güzel görünmüyordu. Ve farkettim ki hayatımda ilk defa adadan ayrılırken arkam dönüktü ve hiç üzülmüyordum..........



Ramazanlarımızı da hiç ayrı geçirmezdik. Ama eğer annem evindeyse akşam ezanı daha başlar başlamaz telefonum çalar annem 'allah kabul etsin nazom' derdi. Bu hiç aksamadı hep böyle oldu. Geçen sene ilk gün orucumu açmakta çok ama çok zorluk çekmiştim.
Artık ezan sesine karışacak bir telefon sesinin olmadığı Ramazanlara alışmak zorundayım. Ama inanın çok zorlanıyorum. Koskoca bir sene geçti ve ben annemsiz ikinci Ramazanı yaşayacağım.
Allah yardımcım olsun...

Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Sevdiklerinizle , ailenizle beraber bol bereketli sofralarınız olsun. Tüm dualarınızın ve ibadetlerinizin kabul olması dileğiyle....

sevgiler,

12 yorum:

ELÇİN'İN YERİ dedi ki...

Yinede şükür ne mutlu ki güzel anıların var annen ve babanla ...

Adaya 9 senedir burda olmama rağmen 1 kere gittim ama nedense ısınamadım.Belki çok sıcaktı ondan

Ama en büyük isteğim baharda gitmek ama olmadı bir türlü

Hem kim bilir belki seninle sonbahar da bir sabah keyfi yaparız anılara gidip :)

Hayırlı ramazanlar

NzlGl dedi ki...

Elçinciğim

inan çok isterim beraberce adaya gitmeyi ama tavsiyem sonbaharda değil ilkbaharda gidilmesi tam mimozaların açtığı mevsimde gidersek ada hakkındaki fikrin inanki değişir:)))

Teşekkür ederim canım:)

Yemekçinin Mekanı/Nazlı dedi ki...

Canım benim bende mekanları güzelleştirenin sevdiklerin olduğuna inanırım. Anıların tadı bile onlarla güzel. Ama hayatın acımasızlığı mı kaidesi mi bilmiyorum işte değişiyor zamanla herşey... Geriye yaşanmışlıklar kalıyor..
Adaya hiç gitmedim, merak etmiyorum değil hani..
Canım adaşım hayırlı Ramazanlar diliyorum.

NzlGl dedi ki...

Sevgili Adaşımmmmm:)))
Ne güzel ifade etmişsin 'anıların tadı bile onlarla güzel' ....
ne kadar doğru,

ahhhh keşke mümkün olsada beraber gidebilsek adaya . Keyifli bir fayton turu yapıp çarşı içinde yemeğimizi yesek sonra sahilde kahvemizi içip ufak ufak dedikodu yapsak ...... ve anılarımızda yer etse:))))))

inşallah diyorum sevgiyle öpüyorum canım

Armina dedi ki...

Hayırlı ramazanlar dilerim ablacığım.

NzlGl dedi ki...

Teşekkür ederim Arminacığım, sizede hayırlı ramazanlar,sevgiler

ŞÜKRAN dedi ki...

Canım seni anlamaya acını paylaşmaya çalışıyorum maalesef hayat devam ediyor. zaman ilaç derler ya, sadece acının azalması içindir, yürek acısı hiç bir zaman silinmez. Bu arada hayırlı ramazanlar dilerken bloglardaki durgunluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak için sevgili öykü' nünde yazdığı gibi blogerler arası yazışmalarımıza, yorumlarımıza ağırlık verelim ne dersin? şimdiden teşekkürler sevgiler.

NzlGl dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Sevgili Şükran hanım güzel yorumunuz için. Bende öyküye katılıyorum elimden geleni yapacağım
sevgiler

hdidem95 dedi ki...

yine güzel bir yazı güzel ablam hayırlı ve güzel bir ramazan diliyorum kocaman sevgiler

NzlGl dedi ki...

Teşekkür ederim Didemcim iyi ramazanlar sevgiler

öykü dedi ki...

Merhaaba

O kadar guzel
oylesıne sıcak samımı bı dılle anlatmıssın kı
senı bıze..

cok sevdım senı daha ılk satırlarında

NzlGl dedi ki...

Öykücüm
sabahın bu saatinde de senin bu güzel yorumun içimi açtı. Sayende güzel bir gün olacak.

Teşekkür ederim canım