14 Şubat 2011

İLK SEVGİLİLER GÜNÜ

Sene 1961...

Annesini kaybeden kız 26 yaşında. O zamana göre evde kalmış bir kız sayılıyor. Ama umrunda değil.

Annesi hayattayken gelen taliplerini ya çok zengin diye (zamanı gelince kendi ailesini küçük görürler ya da ben o hayata ayak uyduramam mutsuz olurum diye) ya beğenmediğinden çoğu zaman da arka mutfak penceresinden kaçtığı için göremediğinden reddediyor.

Bir an önce evlenmesini isteyen annesine her seferinde :
- Annecim ister çöpçü , ister bekçi olsun, ister itli ister bitli olsun ama benim seveceğim bir insan olsun . Ben o insanla evleneceğim . diyor



Anne çaresiz. Çabaları devam etsede kendisinden her zaman çekinen saygı duyan her dediğini yapan kızı ne yazık ki bu konuda asla taviz vermiyor.

Bu arada anne hastalanıyor ve kızı 20 yaşındayken onu bırakıp gidiyor.
Öğretmen babası Gebze'de . Kız burada yalnız kalıyor diye baba emekli oluyor. Aldığı ikramiyeyle her tarafı dökülen tahta ev yerine iki katlı yığma bir ev yapıyor. İkisi bu evde kalmaya başlıyorlar.


Güzel kız büyüyor ama yine evlenmekle ilgisi yok. Annesinin yerini bu sefer eş, dost, tanıdık alıyor ama kızın gönlü kimseye kaymıyor.


Subay olan aile dostlarının kampına davetli olan kız bir akşam çadırda oturken yine söz dönüp dolaşıp kızın yuva kurmasına geliyor. O sırada içeri bir yedek subay giriyor. Kız bu yakışıklı adamı görünce yanındakileri :
- Beni evlendirmek istiyordunuz işte beni bu yedeksubayla evlendirin. diyor.
Hoppalaaa......

Adam evli mi? bekar mı? Ne iş yapar? Kimdir? Neyin nesidir?
Hemen komutanın hanımı kocasından gerekli bilgileri alıyor. Yakışıklı subay komutanın gözdesi. Dürüstülüğü en önemli özelliği ama daha da önemlisi BEKAR olması...

Kızı en çok, masaya davet edilen subayın izin isteyerek gidip üstünü değiştirmesi mis gibi o zamanların gözdesi PURO sabunu kokarak geri gelip masaya oturması etkiler.

Aralarda ne olduğunu bilmiyorum ama olaya el koyan hanımlar çetesi en önde de komutanın hanımı Jale hanım nasıl yaptılarsa !ertesi gün o zamanlar 'cemse' denilen askeri araca kız ile oğlanı beraber bindirmeyi başarırlar.....

Bu arada subayın oraya gelişi de mucizedir.
Kura torbasında 4 tane İstanbul vardır. 3 tanesi çekilmiştir. Bizim yakışıklı yedeksubay adayı 'Bende dördüncü İstanbul'u çekeceğim ' der ve çeker.
Kızın aile dostları olan Komutanın birliğine gider.

Bundan sonra 4 uzuuun sene flört dönemi vardır. O zamanda bu kadar uzun süre flört etmekte kolay iş değildir.
Kızın yakalanma korkusuyla hep parklarda buluşurlar. Hatta daha sonra 'Gülhane Parkı artık bizim mekanımızdı oranın demirbaşı olmuştuk' diye anlatıp gülerlerdi...

Bizim güzel kız yakışıklı oğlanı öylesine sevmiştir ki onun yanında olmak mutluluğun en büyüğüdür.
Koşulsuz sever adamı. Onun için dünyada bir tek o vardır. O ne dese doğrudur. Sevgi artık tutku olmuştur. Haa bu arada evlenmek için hiç baskı yapmaz bizim kız. Onun sevdiği yanındadır ya gerisi boştur.
4 yılın sonunda evlenme teklif edilir. Nişan ve nikah yapılır.

Yakışıklı adam çok şanslıdır. Onu hayatı boyunca koşulsuz seven bir karısı vardır. Hatası olsada onu affeden, bağırdığında 'bir insana bağırmak da bu kadar mı yakışır' diye söyleyen, onu giydirmekten, onun sevdiği yemekleri yapmaktan, ona sırf ona saatlerce bakmaktan bile dünyanın en mutlu kadını olduğunu söyleyen bir eşe sahiptir.
Kadın için dünya bir tarafa eşi bir tarafadır. Cümle alem de bunu bilir.

Yakışıklı adamda eşinin bu tarafını bilir, gurur duyar ama o da eşini çok sever. Eşi kadar belli etmesede.
Gerçe bizim kız için önemli olan kendi sevgisidir. Kuralı şudur : Ben kocamı mutlu edeyim, o mutlu olsun ben onun mutluluğundan mutluluk duyayım.

Kocası felç olduğunda 11 ay gece - gündüz bir bebek gibi ona bakar. İyileşeceğinden hiç ümidini kesmez. En kötüsü iyileşmesede olur. Yeterki kocası yanında olsun başında olsun.

Olmadı . Bizim yakışıklı bundan 27 sene önce 14 Şubat'ta eşini ve kızını bırakıp gittiğinde 19.5 senelik evlilerdi.

Bizim kızında sonununun başlangıcı oldu eşinin gitmesi. Seneler boyunca kocasının işten gelme saatinde gözü kapıya takılır oldu. Hani döner diye bir takım elbisesi , paltosu çorabı gömleği hep dolapta hazır bekledi.
Geceler boyunca onu özlediğini , sevdiğini düşündü ve sessizce ağladı. Hep sessiz. Acısını hep içinde yaşadı.

Seneler önce 14 Şubat Sevgililer Günü ilan edildi.
Bir yıl öncesine kadar hep ziyaret etti eşini bu günde. Sitemle 'hep ben 50 yaşımda öleceğim dedin ve 51 yaşında beni bırakıp gittin. Ne olur ben uzun yaşayacağım seninle yaşlanacağım deseydin de beraber olsaydık. Bak bu gün sevgililer günü beraber kutlasaydık canım' dedi.

İşte bu gün onların beraber kutlayacağı İLK Sevgililer Günü...

Birazdan onlara gideceğim. Günlerini kutlamak için ..... Belki biraz sitem için..... Ama daha çok onları ne kadar sevdiğimi ne kadar ÖZLEDİĞİMİ söylemek için...



Nur içinde yatın benim güzel sevgililerim, Sevgililer Gününüz kutlu olsun......

16 yorum:

Bizim Evin Mutfağı-Aysel dedi ki...

Çok etkileyici bir hikayeleri varmış, kabirleri nur, mekanları cennet olsun inşallah...

hdidem95 dedi ki...

SEN BENİ ÇOK AĞLATIYOSUN CANIM ARKADAŞIM YAAA.. ne kadar zarif bir hanım ne kadar asil bir bey nurlarda yatsınlar inşallah onlarında seninde sevgililer günü kutlu olsun öpüyorum sevgiler

YeMeK vAkTi/AyLiN dedi ki...

:((( çokta genç terk etmiş sizleri:(

Allah nur içinde yatırsın ikisinide mekanları cennet olsun..

Sevgililer günün kutlu kandilin mübarek olsun canım....

Sevgilerimle

Flame dedi ki...

Dağıldım resmen :((
Mekanları cennet olsun. Elleri, gözleri hiç ayrılmasın birbirinden...

Süper bir hikaye bu Nazlı abla..
Şanslısın, çok şanslısın..

yemekbiraşk dedi ki...

nazlım.. hayırlı kandiller dualrının kabul olacağı bir gece olsun..
sevgilerimle canım

kelebeklisaniyeler dedi ki...

Cok etkileyici yine beni duygulandirdin ablam nerelere gittim...hikaye çok etkiledi beni mekanlari nurla dolsun insallah cennet olsun insallah..

Kandilin mubarek dualarin kabul olsun insallah sevgilerimle ablacim.

bülbülünyeri dedi ki...

Canım,
mesajımı ağlayarak yazıyorum. Ne güzel anlatmışsın. Öyle sevgiye şahit olmakta çok güzel. O anne babayı tanımak, onlarla yaşamak da harika bir şey olmalı. Yazını okuyunca annen adına sevindim. nihayet aşkına kavuşmuş.
Dilerim bizim çocularımız da bu kadar güzel sevgiyi tadarlar.Şimdiki sevgiler beni ürkütüyor.
Tüm dularımızın kabul olması dileğiyle, kandilin kutlu olsun.
Sevgiyle kal.

Fatoş Öztürk dedi ki...

Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, şeytan senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul kandilin mübarek olsun.En içten sevgilerimle...

Yeşim dedi ki...

:(((( çok hüzünlü bir hikayeleri varmış.Allah mekanlarını cennet eylesin.

birdutmasali dedi ki...

ne güzel bir hikaye..
ne güzel bir kavuşma..
rahmetle yağsın üzerlerine nazlıcım,
tüm duaların kabul olsun..
sevgiler.

NzlGl dedi ki...

---Ayselciğim Amin çok teşekkür ederim canım


---Didemciğim
Bu zarif yorumun için çok teşekkür ederim
sevgiler


---Aynen öyle Aylinciğim

sizinde gününüz kutlu olsun , sevgilerimle


---İnşallah Alevim öyledirler.
Şanslıyım değilmi? Hemde çok
seni seviyorum, teşekkür ederim


---Teşekküre ederim Sevalciğim
sizinde kutlu olsun


---Amin Huriyem
senin de her dileğin kabul olsun çok öptüm canım


---Sevgili Birgül hanım
Gerçekten müstesna bir babam vardı. Birbirimize hiç doyamadık.
Umarım annem ve babamın hasretleri bitmiştir. Hep buna dua ediyorum
Sevgiye gelince ; ben kızı olduğum halde anneme bu konuda çok benzemiyorum. Bu günkü sevgiler gerçekten ürkütücü Allah çocuklarımızın kalplerini iyi şekilde doldursun
Sevgilerimle iyi kandiller



---İyi kandiller Fatoş hanım


---Teşekkür ederim Yeşimciğim
sevgiler


---Nunucuğum
ne güzel yazmışsınız İnşallah tümü gerçekleşmiştir.
Sevgilerimle

Mutfaktan mis kokular dedi ki...

Cok etkiledi beni hikaye. Yuregine saglik. Mekanlari cennet olur insallah

NzlGl dedi ki...

Sevgili mutfaktan mis kokular
duanız için amin diyor ve çok teşekkür ederiyorum
sevgiler

neseersoy dedi ki...

Üzerinden 1 aydan fazla geçmiş olarak okuduğum için kusura bakma.
Bu güzel anlatım banada bende olan birşeyleri canlandırdı:-( Hikayeler ve yaşananlar hiç bitmez , oyuncuların başka yerlerde birbirlerine kenetlenmiş olarak bu güzel yazıyı hissettiklerine eminim.Allah mekanlarını cennet etsin , yerlerinde rahat uyusunlar.
Sevgilerime.

NzlGl dedi ki...

Teşekkür ederim yorumunuz ve duanız için sevgili Neşe hanım

Adsız dedi ki...

KADINLAR

Kadınlar çok uzakta. "İyi geceler" kokar çarşafları.
Masaya ekmek koyarlar yokluklarını hissetmeyelim
diye.
Sonra anlarız suçun bizde olduğunu. Sandalyeden kalkıp
"Bugün çok yoruldun," deriz ya da "Boş ver, lambayı ben
yakarım."

Kibriti çaktığımızda, o yavaşça döner ve tarifsiz
bir dikkatle mutfağa yönelir. Sırtı nice ölülerle,
kamburlaşmış, hüzünlü bir tepe-aileden ölüler,
onun ölüleri, senin kendi ölümün.

Adımlarının gıcırtısını duyarsın eski döşemede,
bulaşık telindeki tabakların ağlayışını duyarsın
sonra da treni, askerleri cepheye götüren.



Yannis RITSOS

Bu şiire uyan bir resim arıyordum google'de ve annenizin koltukta oturan resmini görünce, işte dedim bu kadın,şairin şiirinde çizip anlattığı kadınlardan biri, o kadar uyuyordu'ki Annenizin resimlerine bu şiir ve bel'kide yaşamına..!! iznizle sayfamda paylaştım. Umarım bağışlarsınız beni, Eminim Işıklar içerisinde yatıyordur güzel anneniz ve yakışıklı babanız..:))Saygılarımla Nazlgül hanım..